Home Channeling? Our channelers About us Contact


Home > Türkçe > Matthew Ward - 11 April 2013

Matthew Ward - 11 April 2013

Kuzey Kore; Papa Francis; Vatikan; imajine etme; homoseksualite

Bu istasyondaki bütün ruhlardan sevgi dolu selamlar, ben Matthew. Önce Kuzey Kore’nin füze faaliyeti ile ilgili bütün kaygıları hafifletmek istiyoruz. Kuzey Korelilerin yetiştirilişinde gösterdikleri bağlılığı ve hizmeti aynı şekilde beklemek vardır. Bu bağlılık ve hizmet babalarına, Kim Jong Un sağduyu ve daha fazlasından yoksun, liderlik pozisyonunda güven hissi vermiştir. Bu etkili konuşmasının blöf olduğu demek değildir, fakat ülkesini nasıl yöneteceğini bilmeden, vatandaşlarına ve dünyaya emri altında bulunan askeri gücü gösteriyor.

Diğer ulusların liderlerinin onun füzeleri konumlayışındaki şüphe uyandıran gerekçelerine karşı göstermiş oldukları tepkilere bağlı olarak, bir veya daha fazlasını ateşleme kararı alabilir. Eğer öyleyse, füzelerin çalışmasındaki başarısızlıktan dolayı utanç duyacaktır, uzay ailenizin teknolojisinin müdahalesi sayesinde. Sonuç buysa, bu durumdan nasıl yüzünün akıyla çıkacağı bilinmez, dolayısıyla diyoruz ki görüşmelerin yaptırımların yerini alması herkes için en hayırlısı olacaktır.

Birçoğu, tüm dünyada milyonlarca insanın düşüncelerinde olan, Papa Francis üzerine yorum yapmamızı istedi, ve bunu yapmaktan dolayı mutluyuz. Hayır, onun alçakgönüllülüğü "bir eylem" değildir ve o “Katolik kilisesinin kurtuluşu” olamaz. O klonlanmadı, ve klonlanmayacak—İlluminati’nin klonlama merkezleri sizin aranızda yaşayan başka medeniyetlerden gönüllüler tarafından kapatılmıştır.

Vatikan’daki meslektaşları ve Vatikan dışındaki bazı bireyler gibi, Papa Francis kamu görüşünden saklı tutulan durumları bilmektedir, ve en ilahi olmayanı - Vatikan’ın iç kısımlarındaki Satanizmin uluslararası ana merkezlerini - durdurmak zorunda hissedecek yaratılıştan gelen iyiliğe sahiptir. Işık kuvvetlenmeye devam ettikçe, o son gerçekten gelecek, fakat Papa’nın Vatikan duvarları içerisinde bu insan dışı durumun dünyaca bilinmesine tamamen karşı olanlara karşı gelecek kabiliyetinin olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

Su yüzüne çıkmasını istemedikleri diğer bir bilgi ise İsa’nın çarmıha gerilmesi ve dirilişini gösteren eski çağa ait kayıtların saklı tutulmuş olduğu ve İncil’in diğer bölümlerinin uydurma ve kayıtların başka bölümlerinin de stratejik olarak çıkarılmış olduğudur. Dünyanın bilmesini istemedikleri şudur ki “Tanrı’nın kurallarının” kitleleri kontrol etmek ve kişisel varlık edinmek için kilisenin ilk liderleri tarafından uydurulmuş olduğu, ve daha sonra Vatikan sakinlerinin yaşamış olduğu gösterişli tarza hizmet etmesi için başka dogma da eklenmiş olduğu. Ayrıca II. Dünya Savaşı sırasında çalınmış sanat hazinelerinin oluşturduğu muazzam servetlerini de saklı tutmak istiyorlar.

Papa Francis bu bilgiyi ifşa etmeyi deneyecek ahlaki cesarete sahiptir, ama yine de, bu sert muhalefet dikkate alındığında, bunu başarabilme durumu zamanla görülecektir.
Bu gerçekler ortaya çıktığında, tutkulu bir biçimde ümit ediyoruz ki kendini dine adamış olanlar kiliselerin çok sayıda hayır işlerinin dini dogmaya değil, ruhsallığa dayandığının farkına varacak kadar ışık absorbe edecekler.

Kısa bir süre önce, anneme bir okuyucu geçen mesajımızdaki bir konuyla ilgili yazmış, ve özet olarak onun yorumları şöyle: Dediniz ki nefret uyandıran bir durumla ilgili negatif düşünce ve duygular onu devam ettirir. Bu durumla bile ilgili olumlu herhangi bir düşünceye sahip olmak nasıl mümkün olabilir? Onun yazdıkları insan ticaretiyle ilgiliydi, ancak bizim cevabımız dünyanızdaki bütün nefret uyandıran durumlara mahsustur.

Son mesajımızda söz ettiğimiz birçok konunun tartışmalı bir doğası vardır - İnsan ticareti, seks köleliği gibi durumlarda herhangi bir tartışma yoktur! Ruh anlaşmaları ve karmayla ilişkili olmasına rağmen, değinmek istediğimiz husus yazan kişinin sorusudur.

Önceki mesajlarımız Dünyayı altın beyaz ışık olarak imgelemeyi içeriyordu çünkü asıl itibarıyla bu önceden toplumun bilgisinden saklanan son derece rahatsız edici durumları gün ışığına çıkarır. Ancak deşifre oldukları vakit onları sonlandırmak ve sebep oldukları travmaları iyileştirmek için harekete geçilebilir.

Son derece aşağılık durumlardan haberdar olduğunuzu bilmezlikten gelemezsiniz ve asla onu gömmeye çalışmanızı önermeyiz - en nihayetinde bu bedeni, zihni ve ruhu ters etkileyecektir. Aksine, biz sizi Dünya'yı altın beyaz ışığa batırılmış, daha sonra beliren mutlu yüzlerle dönmeye başlamasını görmenizi, ve sevgi hislerini teşvik ederiz. İmajınızın, sevme hislerinizin ve niyetinizin enerjisi dünyaya yayılacaktır.

Tanrı’nın enerji yayma sistemi, siz bu şekilde hitap edebilirsiniz, gezegen üzerindeki ve dışındaki tüm kaynaklardan gelen ışık-sevgi enerjisinin en çok ihtiyacı olan ruhlara ulaştığını temin eder, ezilen ve ezenlere. Toplumunuzdaki bütün eziyet şekillerini sonlandıracak olan şey sayısız kaynaklardan gelen ışıkla birlikte sizin enerjinizdir.

Öyleyse şimdi, yeni mesajlardan birinde bulunan bir ifadeye değinmek istiyoruz: Nihayetinde herkes dişil ve eril enerjilerin eşcinsellerde heteroseksüellerinkinden daha dengeli olduğunu ve eşcinselliğin ruhsal gelişimin daha ileri bir safhası olduğunu öğrenecek..

Böyle bir özlük yakarışları açıklaması içerisinde ifade edilen karışık bir durum—özellikle dünyanızı rahatsız eden bölücü konulardan birisi olan homoseksualite—ve annemden bir kitaptaki konuyla ilgili bölümü kopyalamasını istedim. Nirvana sakinlerine ilişkin bilgi de içermesine rağmen, Yeryüzünün ruh dünyası, sanırız tümünü aydınlatıcı bulacaksınız.

[Matthew’deki “İlişkiler” bölümden aşağıdaki alıntı, Bana Cenneti Anlat 1994’ün ilk dönemlerinde gönderildi.]
Matthew, eğer isterlerse homoseksüel partnerler buradaki birlikteliklerine Nirvana’da devam edebilirler mi?
Evet. Anne, homoseksualite Yeryüzünde anlaşılmıyor, ve bu onu açıklayan iyi bir içerik. Homoseksualite fiziksel varlığın bir halinden daha fazlası olan ruhun bir tekamül safhasıdır, ve başka herhangi bir fiziksel veya ruhsal gelişim evresinden daha fazla kınanacak ya da onurlandırılacak bir durum değildir.
Hatırla, burada toplanmış ruhlardan bahsediyoruz, yalnız kişilerden değil. Birikimli her bir ruhta belki de binlerce kadar çok sayıda eril, dişil ve androjen olarak hem bedenli hem de bedensiz varlığı tecrübe eden hayatları vardır. Bununla birlikte, buradaki gelişimin başlangıcında en çok etkili olan en yakın geçmiş hayattır.
Eğer o Yeryüzü hayatı homoseksüel yönelimli ise, buraya aynı şekilde intikal edecektir. Bedenlerimiz seksüel aktivite için tasarımlanmadığına göre, gelen ruha eşlik eden yönelimin sadece mantal halidir.
Bu hususta en yakın geçmiş Yeryüzü hayatının başka bir etkisi daha vardır. Homoseksualiteyi en acımasız şekilde suçlayanlar, ruhları en yakın geçmiş hayatlarında bu yönelime sahip kişiliklerdir.
Matthew, bu bana anlamlı gelmiyor. Ben bu durumda anlayış ve kabullenişin daha mümkün olduğunu düşünürdüm..
Bu karmaşık ve kafa karıştırıcı psişik bir durum, Anne. Kişiliklerin enerjisi hala bir önceki hayat tecrübelerinden parçalanmış bir şekildedir. En uç noktada, homoseksüeller fiziksel işkenceye maruz kaldılar ve hatta öldürüldüler, ve en aşağı noktada ise kötü sözler söylendi, hatta çoğu kez aileleri tarafından bile, o derece ki psişik olarak ciddi bir şekilde zarar gördüler. Belki de reddedilme veya utanç ya da aldatma suçluluğunun acısıyla yaşadılar.
Her türlü tecrübelerinde, enerjileri kendilerinin de tamamen aynı türden travmatik durumları tecrübe ettiklerini görebilecek ve böylelikle empati hissedebilecek kadar iyileştirilmiş değildir. Aksine, farkına vardıkları şey intikam fırsatlarıdır.
Tecrübe devresi o kadar hızlı bir şekilde olur ki en yakın zamanlarda bilinen hatıraların acısı, fakat şuurlarından saklı, bir sonraki hayatlarında gelecek olan iyileştirme durumu için çok yakınlarındadır.
Bu hayatlarında heteroseksüel bir doğayı seçen ruhların bastırılmış hafızalarındaki geçmek bilmeyen acı homoseksüellere karşı son derece düşmanca tutumlarına neden olur. O ıstıraplı hisleri homoseksüel hayat tecrübelerinin hatıraları şeklinde değil, fakat hatıralarını bastıracak tutumlar şeklinde su yüzüne çıkacaktır.
Bu evrensel, benzer benzeri çeker - ilkesidir. Herhangi bir durumdaki ağır ve adaletsiz muameleden kaynaklanan hisler yakın zamana aitse ve güçlüyse, benzer hisler o ruha çekilir. Bastırılmış hafızalar bilinçaltından kaynağı bilirler ve hatırlarlar, böylelikle “benzeri” çekerler. Ancak, şu anki hayat psişeleri bu çekimin ortak hislerden kaynaklı olduğunu ve bastırılmış hafızaların ıstıraplı sezişlerinin egemen olduğunu şuurlu olarak bilemezler.
Psişik labirentin o noktasından ilerlerken hayat kopyasını gözden geçirme süreci, öğrenilecek karmik dersleri ayırt etme, bir sonraki hayatı seçme, ve ruhsal farkındalıktaki gelişim devreye girer.
Bir önceki geçmiş hayatlarında homoseksüel olan insanlar her zaman senin tarif ettiklerinden geçerler mi, ki bu sadece bir şeyleri sürdürmek gibi görünüyor, yoksa hepimizin birbirimizi olduğu gibi kabul edeceği bir dengeleme noktası var mıdır?
"Dengeleme" kesinlikle ilahi planın bir parçasıdır, çünkü önyargı ve nefret hisleri ve duygusal eziyet ve fiziksel zulüm ruhsal gelişimin engelleridir. Bununla birlikte, insanlığın yüklü olduğu negatifliği dağıtmak için gezegeninize yayılan ışığın hızlandırılmasıyla bile, lütfen bu değişimin diğer jenerasyon içerisinde tamamlanmasını beklemeyiniz.
Homoseksüalite Yeryüzü tarihinde şimdi daha öncesinden daha mı yaygındır?
Hayır, fakat kayıtlı tarihinizde şimdi daha öncesinden daha fazla insan vardır, dolayısıyla aynı oran daha çok sayıyı oluşturur. Kayıtlı tarihiniz boyunca şu ya da bu alandaki tanınmış ve son derece saygıdeğer üstadlar homoseksüeldirler, ve birçoğu muhteşem ve ilham verici eserlerini doğalarının bu yönüne ilişkin işkence görmüş zihinleri sayesinde ürettiler.
Kişiliklerinin bu unsuru olmaksızın, ortaya koydukları eserlerin bu büyüklükte ve ihtişamda oluşunu sağlayacak şekilde güdülenmiş olmayacaklarını varsayabilirsiniz.
Neden homoseksualite gerekli bir tecrübedir?
Dengeyi eril ve dişil seks enerjisinin en uç noktalarında öğrenmek entegre esaslı olarak öğrenmekten ne kadar daha iyidir? İdeal olan çift cinsiyetliliktir, insan seks doğasıyla herhangi bir alakası olmayan, ama aksine insanın seks enerjisi özelliklerinin iki zıt kutuplarıyla ilgilidir. Edindikleri eril ve dişil seks enerjisindeki denge sayesinde androjen ruhlar ruhsal olarak çok daha fazla gelişmiştirler.
Nasıl ki eril enerji sadece eril insanların ilgi alanı değilse, dişil enerji de sadece dişil insanlarla sınırlı değildir. Eril enerji serttir, sıklıkla acımasız yollardan üretken, veya her zaman bir hususu kanıtlama veya riskli bir girişimde başarı sağlama ihtiyacı duyar. Dişil enerji yumuşaktır, yine de temelinde daha büyük, sakin bir gücü vardır. Birbirine bağlantılılık, şuurluluk kazanma merhalesinin en üst düzeyi olan, dişil enerjidir.
Partnerlerden birisi sadece eril enerji özelliklerini ve diğeri dişil enerji özelliklerini taşıdığı ilişkilerde, dişil enerjili partner bu dengesizliğe hayat boyu dayanamaz veya hayatı uzun olmayacaktır. Bu tür ilişkilerdeki farkındalığıma göre, o dengesizlik içerisinde kalanlar için bu durum dişil enerji ruhunun erken geçişiyle son bulur. Hayatta kalan ise sıklıkla partnerinin ölümüne yol açtığına dair hiçbir referans sistemine sahip değildir.
Dersiniz ki "O kişi’ - veya ‘sen’ - benim ölümüm olacak." Kullandığınız diğer birçok yaygın ifadeleriniz gibi, O doğru bir ifade olabilir, fakat bu ifadelerdeki kelimelerin gerçekliğini çok azınız anlıyor. Böyle bir ilişkide burada partnerlerin ikisine de hiçbir suç atfedilmiş değildir, birçok örnekte olduğu gibi doğum öncesi anlaşmalara göre karmanın yerine getirilmesinden daha fazlası değildir. Partnerliklerin boşanmayla sona erdirilmesi de anlaşmalarında seçilmiş dersleriyle uyum içerisinde olabilir.
Bir hayat içerisindeki herhangi türden bir uyum arzu edilendir. Bununla birlikte, seksüel enerji insan psişesinin en gerekli unsurlarından birisi olduğuna göre, eril ve dişil enerjilerin dengesi muhtemelen en arzu edilendir. Bu alanda eril ve dişil enerjilerin eğilimler, hassasiyetler ve duyarlılıklar derecesine kadar harmanlanma durumu mevcuttur. Bu ideal dengeli realite hali bir zamanlar Yeryüzünde vardı fakat çöküntüye uğradı.
Seksüel enerji akışının sapmasından kaynaklanan davranış Yeryüzünde olumsuzluğu adeta hayal edilemez oranda hızla çoğalttı. Seksüel enerji hiçbir suretle sizin yaygın olarak adlandırdığınız " cinsel bir birliktelik isteme" veya " cinsel ilişkiye girme" ile sınırlı değildir.
Orijinal seks dürtüsü niyetinin ötesine geçmesine rağmen, ki bu üremedir, tatmin edici bir seksüel ilişki seven eşlerin hayatlarına uyumu getirir, ve kesinlikle söz ettiğim şey karşılıklı haz veren, faydalı seksüel birlikteliğe karşı DEĞİLDİR.
Ayrıca, seksüel enerjiyi başka üretici bulvarlara dönüştürmek mümkündür, ve sevdiği eşini kaybeden veya hiç sevdiği bir eşi olmayanların çoğu bunu yapar. Fakat ben bu enerjinin pozitif kullanımına değinmiyorum, sadece bütün seksüel enerji akışının sapmasıyla yaratılan şahlanmış olumsuzluktan söz ediyorum.
Bu sizin insan doğasının kötü özellikleri olarak düşündüğünüz her şeyin ana nedenidir. Seksüel enerji sapmasının ana neden olmasından kaynaklanmayan milli, dini veya felsefi ölçülerde işlenmemiş hiçbir suç yoktur.
Örneğin, insan ve hayvan hayatlarının işkence gördüğü ve kurban edildiği Satanik ibadet ve insanlıktan uzak seks aktiviteleri inanılmayacak ölçekte hüküm sürer, ama gerçektir. Bu "din" kılığı altında örtülmüştür ve hükümetiniz onu olduğu gibi resmi olarak kabul eder! Siz ilahi olmayan bu uygulamaları veya onların dini konumunu seksüel enerjinin sapmış kullanımıyla ilişkilendirmezsiniz ki esasında öyledir.
Bu sizi şaşırtmamalıdır ki sıklıkla cinayet seksüel enerjinin yoğun bir sapkınlığa yönelmesidir, ya da diğer örnekleri olan tecavüz ve akraba ile cinsel ilişki. Gelişigüzel seksüel temaslar veya seks yapmakla ilgili ya da doğal dürtülerden kendini sıkı sıkıya kaçınma daha tehlikesizdir, ancak yine de psişe için tahrip edicidir.
Saptırılmış seksüel enerjiden kaynaklanan bütün bu davranışların arkasında karanlık güçler vardır. En bozuk hareketlerin kesif enerjinin en tabanına sürüklenmesi olağandışı değildir, ve insan doğasının başka hiçbir yönü bir insanı Tanrıdan yabancılaştırmada bu kadar merkezi olmamıştır.
Ruh mertebesinde ayrılmazlık vardır, fakat fiziksel hayatta, seksüel enerji ne kadar çok bozuk ve sapkın ise, bu faaliyetlerle meşgul olan insanlar kendilerini Tanrıdan o kadar çok uzaklaştırırlar. Sizin ve Dünya için üzücü ki, medeniyetinizde bu özgür irade seçimleri aşırı boyutlara varmış ve birçok ruhun doğmadan önceki anlaşmalarında seçmiş oldukları misyonlarından uzaktır.
Anne, Dünyada birçoğu tarafından öyle görülüyor olsa da, sevgi dolu homoseksüel bir partnerlik seksüel enerji sapması DEĞİLDİR, ve bu bizi senin bu alemdeki homoseksüel bir cinsel ilişki hakkındaki soruna geri getiriyor.
Burada insanların önceki seksüel yönelmelerinden dolayı suçlama olmadığına göre, şüphesiz hangi ruhların birbirini eş olarak cezbettiğine ilişkin hiçbir yargı yoktur. Burada her seviyede tecrübe etme ruhların ruhsal gelişimi içindir, ve bu bütün birliktelikleri kapsar. Tabiatı gereği heteroseksüel ya da homoseksüel olsun ruh seviyesinde enerji ve bağlılık sadakati nazarında tüm eşler tamamıyla saygı görürler.
Teşekkürler, Anne. Ruhsal ve şuur farkındalığını artırmaya doğru giden yolculuğunu devam ettirirken, bil ki bin yıllık dönemler boyunca gezegenin en yüksek vibrasyonları tarafından destekleniyorsun. Bu evren boyunca bulunan tüm ışık varlıklarının koşulsuz sevgisi, saygısı ve takdiri sizindir.

______________________________________

SEVGİ ve BARIŞ

Suzanne Ward
Website: The Matthew Books
Eposta: suzy@matthewbooks.com
Çeviri: Mk



Share |


Işık işçiliğimizi desteklemek ister misiniz?









Tsū
Join the Galactic Channelings Community on Tsū!
Tsū is the only social network that shares its revenues with its members.
It works through invitation only, so you can use this link
to create a profile.