Home > > Matthew Ward - November 5, 2011

Matthew Ward - November 5, 2011

Enerji dalgası 11/11/11; İlluminati faaliyetleri giderek yavaşlıyor; korku; özgür iradenin ve karmanın doğuşu ve amacı; negatiflik nasıl başladı; Yaratıcının özgür iradenin kanunlarında değişiklik yapması; dengenin önemi; Tanrının açıklaması; tüm ruhların amacı; ilk, ikinci yoğunluk yaşam formları; model toplulukları

Bu durumdaki tüm ruhlardan sevgi dolu selamlarla, ben Matthew. Sizinle birlikte, “İşgal Et” hareketi ABD’de ve diğer ülkelerde yayıldıkça, ışığın duraksız ilerlemesini gözlemekteyiz. Arap baharına esin kaynağı olan özgürlük ruhu sürüyor. Bu ana gelişmelerin Dünya’nın yükseliş yolu boyunca daha yüksek frekanslarla ilgili olduğunu bilmeyen insanlar bile dünyanın önemli ve hızlı bir şekilde değişmekte olduğunu fark ediyorlar.

Beklenen an giderek yaklaşmaktadır. Bunlar enerji akımları için özellikle avantajlı olan göksel takvimdeki “zaman paketleri”dir ve bunlardan biri de 11/11/11’dir. Dünya için, yolculuğunda ileri doğru bir atılım olacak olan bu akım, insanları farklı şekillerde etkileyecektir. Negatifliğin düşük titreşimlerine dalmış olarak dengelenmemiş olanlar üzüntü verici fiziksel ve duygusal sarsılma yaşayacaklardır. Işık işçileri; kendilerine böyle bir isim vermeyen ancak öyle olan milyonlarca kişi, evrenin hızlanan titreşimine maruz kaldıkça bir yükselme duygusu hissedeceklerdir.

Daha yüksek evrensel konseyin sizin gezegeninizi binlerce yıldır süren karanlığın hâkimiyetinden kurtarma planında artık daha fazla gecikme olmayacağı için dürüstlük ve reformlar sizin aranıza atılacaktır. Bu nedenle Avrupa ekonomisini güçlendirme çabaları uzun zamandır İlluminati tarafından kontrol edilen küresel ekonominin çöküşünü önleyemeyecektir. Aynı nedenle Yerel, bölgesel ve ulusal hükümetlerin vatandaşların kendi yaşamlarını iyileştirme taleplerini kabul edecekler ve savaşlar ve düşmanlıklar son bulacaktır.

Bir müddet daha, İlluminati dramatik değişikliklere doğru tüm ilerlemelere karşı koymaya devam edecektir. Kendi sinsi operasyonlarına dayalı terörizm, hisse senedi pazarı hilekârlığı, rüşvetçi ya da tehdit eden politikacılar, bazı alanlarda kimyasal silahların sınırlı sürdürülmesi, su kontrolü ve kesinlikle de korku dolu yanlış bilgilendirme gibi dikkati başka yöne çekecek ve karmaşa yaratacak faaliyetlerde bulunacaktır. Işık gezegeninizde sürekli olarak yoğunlaşmakta olduğu için, niçin hala aynı gidişatın sürebildiğinden endişe etmek mantıklıdır. Cevap korkudur.

Şu anda olan şeyler hakkında korkusu olan birçok insan ve önceden söylenen yalanlar karanlık güçlerin kendi varlıklarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları korku enerjisini yayarak İlluminati’ye yardım etmektedir. Yakın ufkunuzdaki Altın Çağın süreçte var olduğu bilgisiyle, siz huzurlu, daha çok huzurlu ve coşkulu hissedebilirsiniz. Hislerinizin yüksek titreşimleri dünyanızı da kaplayacaktır. Dünyanın sürekli dengeleyen hareketi, ışığınızın korkularını aşmak için ona ihtiyaç duyanlara erişmesini sağlayacaktır.

Işık işçilerinin metaneti ve sabrı, uyananlardan gelen ışık ve bizim evrensel ailemizin hizmetleri İlluminati’nin son kalan gücünü hızla zayıflatmaktadır. Gelecek yıl, onların Amerika Başkanı Obama’yı tamamen ışıkla dolu misyonunu yerine getirmekten alıkoyan müthiş gücü parçalanacaktır ve onun reform çabalarını bozan ya da amacından uzaklaştıran güç bloğunun kapsama alanı ortaya çıkacaktır.

Dünyanın 2012’nin sonundan önce ya da sonra 4. Boyut yoğunluğuna girmek için özgür iradesine bağlı seçiminin başarılı olacağı, 70 yıl önce derin 3. Boyut yoğunluğundan dışarı yükselişinin başlangıcından itibaren kesinleştirilmişti. Dünya her ruha karşı olan sevgisiyle, kendisine yoldaşlık edecek herkese kucak açar. Ancak bu her kişinin özgür iradesinin seçimine bağlıdır. Dünyanın ikamet edenleri olarak, bizim bireysel ve kolektif bilinçliliğimiz, çoğumuzun özgür iradeyi anlamadığımızı gösterir. Bu konu, uzun zamandır felsefi ve teolojik tartışmaların bir sorunu olmuştur. Ancak özgür iradenin doğuşunu ve amacını bilmeden, onu anlayamayız.

Bu bilgisizlik anneme gönderilen sorularda ve yorumlarda artışa yol açmıştır. Ona mesajımızın bu noktasında araya bir şeyler koyup koyamayacağımızı sordum.

“Bağışlayıcı bir Tanrı kendi çocuklarının korkunç bir şekilde acı çekmelerine nasıl izin verebilir? Tanrı niçin Işık varlıklarının özgür iradesi üzerinde karanlık olanların özgür iradesine öncelik verir? Tanrı niçin ona layık olan iyi insanlara çok kötü şeylerin olmasına izin verir? Tanrı çok güçlüdür ve karanlığı kovabilir, öyleyse niçin bunu yapmıyor? Özgür irade mevcut değil - yaşam bizim biriktirdiğimiz karmayla önceden belirleniyor. Eğer Tanrı gerçekten sevgi dolu bir Tanrı ise, niçin Dünyaya barışı getirmiyor? İncil’in intikamcı bir Tanrı hakkında söylediği şey doğru olabilir, ancak herkes O’nun kanunlarına uymuyor değil, öyleyse niçin milyarlar birkaç kişinin yaptığı şeyin bedelini ödemek zorunda olsunlar? Korkunun teranesi dinmek bilmeden devam ediyor. Her gün başka bir rezaletin haberlerini duyuyoruz - insanların zihinlerine müdahale edilmesi, kitlesel hırsızlık, istila, esaret, açlık, ırkçılık, çocuk istismarı, kölelik, işkence ve üstüne üstlük soykırım çabaları gibi. Ve tüm bunların karşısında üst yöneticilerin derin sessizliği devam ediyor. Neden?

Özgür irade ve karma hakkındaki netlik; yalnızca birçok ruh bu tür soruların cevabını aradığı için değil, aynı zamanda bu evrendeki yaşamı yöneten kozmik ilkelerin anlaşılmasının Dünyayla birlikte yükselmenin ya da bu eşsiz fırsatı görmeden geçmenin bir anahtarı olduğu için çok önemlidir.

Sizinle özgür irade, seçme hakkı, ve onun ayrılmaz bir parçası olan meydana getirme, yani hayal ettiğiniz her ne varsa gerçekleştirebilme yeteneği hakkında konuşacağız; tüm ruhlara nihai hediye olacağı düşünülen şeye karanlığın nasıl dahil olduğu; ruhsal ve entelektüel olarak evrimleşmek için gerekli olan dengeli deneyimi kazanmalarında tüm ruhlara sunulan sınırsız fırsatlar olan karma hakkında konuşacağız.

Her şey yaratıcının kendisini ilk ifadesiyle, kutsanmış boyutunu ve baş melekleri yaratan “Big Bang” ile başladı. Yaratıcı, ilk ruhlarına sonsuz sevgisinin dışında, bazı noktalarda özgür irade ve bunun ayrılmaz bir parçası olan birlikte yaratma yeteneği verdi. Onlar akıllarından geçirebildikleri her ne varsa meydana getirmek için Yaratıcının sevgi-ışık özünün enerjisini kullandılar. Başlangıçta, bu mükemmel saflıkta işledi. Baş melekler melek varlıklarından bir sonraki boyutu yaratmayı düşündüler ve Yaratıcının enerjisini kullanarak, kendileri gibi, yalnızca sevgi-ışık enerjisi ve farkındalığından olan ruhları ürettiler.

Bilinmeyen çağlardan sonra, baş melekler tanrıları ve tanrıçaları yarattılar. Bunlardan bazıları kendi eş yaratıcıları gibi saf enerjiydi ve bazıları da potansiyeli biçimlendirdi. Potansiyel de, ruhların hayal edebildikleri her ne kadar form varsa üretmelerine ve kozmosu oluşturan evrenleri birlikte yaratmalarına geçit veren kuvvet ya da yoğunlukla maddenin meydana getirilmesine imkân verdi. Yaratıcı evrenlere hükmetmek için tanrıları ve tanrıçaları seçti ve tanrıların biri, çoğumuzun Allah(Tanrı) diye adlandırdığı, bu evrenin hakimi oldu.

Bu sonsuz birlikte yaratma eylemi boyunca, tüm meydana gelenler -gerek baş melekler, melekler ve bazı tanrı ve tanrıçalar gibi yalnızca enerji olanlar, gerekse form içindeki, diğer tanrılar ve tanrıçalar ve evrenler- Yaratıcının sevgi-ışık özündendi. Ve tüm ruhların Varlıkları Yaratıcının içinde olduğu ve ebediyen öyle olması gerektiği için, Yaratıcı kozmostaki tüm ruhların ilkler olarak bazı ayrıcalıklara sahip olmasını istedi ve seçilen tanrı ve tanrıçaların kendi evrenlerini yöneten kanunları kurma hak ve sorumluluklarına sahip olmalarına karar verdi. Ancak Yaratıcının özgür iradeyi kapsayan kozmik kanunlarına saygı göstermekle sınırlandılar.

Gelişmekte olan sürecin bir evresinde, hem insanlar, hem de hayvanlar için maddeyi yaratma elverişli hale geldikten sonra, özgür irade kontrolden çıktı- bunu Lucifer ve onun düşmüş melekler takımı olarak biliyorsunuz. Onlar santor (yarı insan yarı at), satir (yarı insan yarı keçi), mermaid(deniz-kızı) ve merman(deniz-adamı) ve mitolojinizdeki sözü edilen diğerleri gibi zeki yarı insan, yarı hayvan yaratıkları üretmek için maddenin iki türünü birleştirmeye başladılar. Bazıları insanların yapamadıkları ya da yapmak istemedikleri, mesajları bir şimşek gibi hızla taşıma ya da su altında çalışma gibi işleri yapmak için tasarlanmıştı ve karadaki ve denizdeki ejderhalar gibi, bazıları da sadece vahşet olsun diye yaratılmıştı. Henüz, yaşlanmayla ilgili bir DNA programlaması da bulunmadığından bu zeki yaratıklar sizin takviminizle 1000’lerce yıl perişan şekilde yaşayabilirlerdi.

Lucifer ve onun takipçileri bu tür yaşam formlarını yaratmaktan daha çok hoşlandıkça, ışıktan koptular. Bazıları, özgür irade hediyesini yanlış kullandıklarının farkına vardıklarıklarında bunu ışığın yararına meydana getirmeye geri döndüler. Diğerleri,daha yoğun ve daha yoğun enerji yaratarak, kendi yoksun fikirlerinin yaratıklarını üretmeyi sürdürdüler. Ta ki, Yaratıcıyla bağlantıları yalnızca kendi yaşam güçlerini devam ettirmeye yetecek bir kıvılcım düzeyine gelene kadar. Onların bu düşünce ve eylemlerinin yarattığı negatiflik ve meydana getirdikleri bu yaratıkların tüm ızdırabı “karanlık güçler” denen çok güçlü kuvvet alanını oluşturdu.

Bu evrendeki herhangi bir yerde, açgözlülük, acımasızlık ve güç hırsına doğru meyleden ruhların o aşağılık karanlığın kuklaları olması bundan kaynaklanır. Son zamanlarda, Yaratıcıdan gelen bu bilimsel etkileşim ilkesi, çekim ya da “benzer benzeri çeker” yasası olarak bilinmektedir. Ruhların karanlık düşünce ve arzularının enerjisi negatifliğin uçsuz bucaksız alanındaki benzer enerji türünü çeker ve onu ruhların yaşamlarına, kendi dünyalarına ve kendi dünyalarının kolektif bilinçliliğine getirir. Dünya’da meydana gelen şey budur. Bu evrende bir cennet ve Tanrı/Allah’ın en ayrıcalıklı eserlerinden biri olarak tanınan bu gezegen, insanlar yerleştirildikten sonra bu uygarlıklar tarafından getirilen negatiflik içinde kaybolmuştur.

Yalnızca Yaratıcı kendi kanunlarını değiştirebilir ve özgür irade örneğinde bunu iki kez yapmıştır. Eski uygarlıklarda, en yoğun ya da en karanlık ruhlar kendi özgür iradelerini yalnızca daha zayıf ruhları ele geçirmek için değil, aynı zamanda zayıf ruhların özgür iradelerine el koymak için de kullandılar. Bu durum kozmosun her yerinde ışık ve karanlık arasındaki dengesizliği yarattı; tüm varlıkların sürekliliğinin göreli olarak devinimini korumak için esas olan dengeyi yeniden kazanmak adına Yaratıcı, karanlık ruhların, köle ruhların özgür iradelerini eski haline getirmek zorunda olduklarına karar verdi. Öyle karar verdi, ancak özgür iradelerini kullanmaktan uzun süre alıkonulmuş olan bu ruhlar sunulan ışığı tamamen kabul edinceye kadar karanlık tarafından kolayca yönlendirildiler.

Yaratıcının ikinci istisnası, ruhlara yapılan -bedenlere değil- bu büyük tahribat nedeniyle uzayda nükleer silahların asla tekrar kullanılamayacağıdır ve eğer denenirse evrenin hakimi onu önlemeye yetkilidir. Dünya’ya yakın olan uzay ailemizin, Tanrının verdiği yetkiyle bir düzinesini ya da İlluminati’nin Kasım 2001’den bu yana nükleer terörizm konusundaki çabalarını önlemesinin nedeni budur.

Başka örneklerin tümünde, özgür irade kasıtlı olarak zarar verme, yakıp yıkma, öldürme ve acı çektirme sonucunu doğuracak şekilde kullanıldığı zaman, evrenlerin hakiminin müdahale etmesine izin verilmez. Tanrı aydınlanmış ruhların özgür iradesi üzerinde karanlık olanların özgür iradesinin hakimiyet kurmasına izin veriyormuş gibi görünse de, asla böyle değildir! O dünyadaki yaşamın sevgi ve barış içinde olmasını ister, ancak dünyanın bu türüne karşı çalışmaya niyet edenleri de durduramaz. Bu evrendeki her ruh Onun bir parçası olduğu ve koşulsuz olarak onun ruhundan olan parçaların tümünü sevdiği için, birine karşı diğerinin tarafını tutmaz.

Anne, lütfen konuşmalarınızın kısımlarını, Tanrının bunu açıkladığı ve buraya onları eklediği yere koyun.

“Benim Bütünlüğümün bir aşamasında, saf olarak sevgi ve ışıktım. O zaman benim eserlerimin parçaları Matthew’nun işaret ettiği gibi karanlığa indi, ancak ne yazık ki, onlar benim bütünlüğümün ayrıl- maz parçalarıydılar. Ve her zaman öyle kaldılar. “

“Dünyadaki ‘ilerlemeye’ gelince, herhangi bir şekilde acı çeken her bir ruhla birlikte gözyaşı döküyorum ve mutluluk hisseden her bir ruhla da seviniyorum. Ben “en kötü” olanların ve en “iyi olanların” hepsinin ruhuyum, öyle ki, “en iyiden” de ve “en kötüden” de ayrıla- maz olanım. Dünyada olanları görmekten mutlu muyum? Mutlu olan- lar için, evet mutluyum. Zalimce güçlerin azalmasından endişe duyanlar için, ben de öyle hissediyorum.”

“Benim taraf tuttuğumdan, ya da daha iyisi söylenirse, taraf tutama- dığımdan endişelisiniz. O zaman, size doğruyu anlatanlar benim çocuklarım değil mi? Siz öyle olmayı arzu ettikçe, ben de aynı dere- cede huzurluyum ve araştırıyorum ve aydınlanmış yol üzerindeyim. Ancak, eşit olarak benden olan, yalanlanamayan kısımlar da vardır. Öyle ki, bunlar da çıkarlarını, eylemlerini ve güdülerini şeytan olarak adlandırdığınız şey olan ruhlardır. Ben o ruhtan ayrı değilim ve o ruhun yaptıkları ve etkileri ne olursa olsun, sizin düşündüğünüz gibi, ‘günahkar’ da benim bileşenimdir ve ayrılmaz bir parçamdır. Öyleyse, benim taraf tutmamı istemek açıkça bilimsel değildir, öyle değil mi?”…

“Yerkürenin yaşamını, tümüyle barış, sevgi, paylaşma, koruma ve birbirine hizmetle dolu görmek ister miyim? KESİNLİKLE İSTERİM! Yalnızca bir parmağımı şıklatarak öyle olmasını sağlama gücüne de sahibim. Öyle yapmayacağımı biliyorsunuz! Sevgimi ve ışığımı her yere, her ruha gönderirim ve gördüğünüz gibi, karanlık ve gözyaşı alanlarında ikamet etmekten daha çok ışık alanlarında da keyif sürebilirim.”

(Yeni Bir Çağın Aydınlıklarında “Tanrıyla Konuşmalar” dan alıntılardır)

Teşekkürler, Anne.


Her ruhun nihai amacı Tanrıyla ve Yaratıcıyla yeniden bütünleşmektir ve Özümüze geri dönüş dengeyi gerektirir. Yaratıcının tüm ruhlar için sonsuz sevgisinde, O(Tanrı)özgür iradenin seçimleriyle dengesizleştikten sonra, dengeyi yeniden kazanabildiğimiz bir aracı tasarladı. Bu araç karma olarak bilinir. Karmanın “kötü” olmanın cezası ya da “iyi” olmanın ödülü olduğu yanlış bir algılamadır. Karma dengenin yeniden kazanılabildiği ya da elde edilebildiği bilimsel neden sonuç yasasıdır. Negatifliğin üstünlüğü güçlü dengesizlik yaratır ve gerek bir ruh gerekse kozmos olsun, ışığın enerjisi dengeyi yeniden kuran şeydir.

Tanrının bir parçası olarak her biriniz, bütünün birliğinin dengesini etkilersiniz. Ve bu bize, tüm fiziksel yaşam zamanlarının ya da sizin reenkarnasyon olarak adlandırdığınız kişilik yaşamlarının deneyimlerinin bir bileşimi olan, çoklu yaşamları ve kümülatif ruhu –sizin deyiminizle “ebeveyn ruhu”- getirir. Her bir kişilik kümülatif ruhun ayrılmaz bir parçası olduğu kadar, onun bağımsız, ölümsüz, bozulmamış şahsi ruhudur ve öyle de olması gerekir. Her bir ruhun yaşam zamanında özgür seçimleri diğer kişilikleri tümüyle etkiler. Eğer kendi kolektif deneyimleri kümülatif ruhun dengesinden çıkmasına neden olursa, karma gelecek kişilikler için boşlukları doldurması ve zayıflıkları güçlendirmesi için bir fırsattır, öyle ki kümülatif ruh ve onun kişiliklerinin tümü dengeyi başarabilir ve evriminde daha ileriye gidebilir.

Uzun çağlar boyunca, Dünya’nın planet bedeni ve onun birbirini izleyen nüfusu negatiflik içine düştüğü zaman, dualite ve bölücülük hüküm sürdü ve hemen hemen tüm kişilikler ciddi karmik derslere maruz kaldı. Örneğin, diğerlerinin pahasına zenginlik ve pozisyon kazanan bir kişi yoksul birine yardım etmeyi reddetti; o yaşam zamanı, kümülatif ruhun sonraki kişiliği çeşitli yoksullukları denemeyi seçer. Aynı ilkeler savaşçı, kazanma zihniyetine sahip birine de uygulanır. Ancak karanlığın kapladığı derin 3. Boyut yoğunluğu güç bir görev yükler, ve bir kümülatif ruh açgözlülüğün, güç hırsının ve zalim yapının büyük enerjileriyle başa çıkmayı öğrenmek için yüzlerce ya da daha fazla kişilik zamanlarına sahip olur.

Şimdi bu eşsiz zamana –ki bazı ruhların bu zamana yalnızca bir yaşam zamanında ulaşabildiği, eğer olmazsa çok çok fazla yaşam zamanlarına malolduğu- özgür iradeyi, gözle görülebileni ve karmayı koyalım. Milyarlarca ruh 3. boyut yoğunluğundaki karmayı tamamlayıp ruhsal ve entelektüel olarak 4. boyut yoğunluk düzeyine evrilmek için bu alternatifsiz fırsattan yararlanmak istedi ve ruh anlaşmalarında diğer yaşam zamanlarını dengeleyecek büyük zorlukları yaşamayı tercih ettiler. Karşılaştırmalı konuşmak gerekirse, birkaç kişi bu ruh kitlelerinin kendi seçimlerini yaşamalarına olanak sağlayacak olan koşulları sağlayabilirdi.

Daha önce anlattığımız gibi bu kitle karması tamamlandığında, ışığa katılma yönündeki anlaşmalarından dönen bireyler oldu, bu yüzden detayları tekrar etmeyeceğiz. Ama bilmek moral verici olduğundan, tekrar söylüyoruz ki, seçmiş olduklarından daha fazlasına katlanan milyonlar kendi anlaşmalarını tamamlamadan önce vazgeçmek için ruh düzeyinde başvuru yaptılar ve onların başvurusu kabul edildi. Bu ruhlara bütünleme anlaşması şeklinde kredi açıldı ve Nirvana’dan gezegene ışık saçılmasıyla birlikte, ruhsal olarak gelişmekteler.

Özgür irade bu ruhların seçtikleri daha az yoğun koşullara da eşit olarak uygulanır. Ruhların birbirlerine duydukları koşulsuz sevgiyle yapılan ve yaşam zamanınızı paylaşmak isteyen herkesin faydalanması için tasarlanan doğum öncesi anlaşmanızda, ailenizin atalarından gelen genetik mirasını, -sağlık durumları, zekâ, yetenekler ve diğer kalıtsal yetenekler- kardeşlerinizi, büyüme derecenizi, kültürünüzü, coğrafi konumunuzu, ekonomik durumunuzu ve eğitiminizi seçersiniz. Eşinizi ya da eşlerinizi, çocuklarınızı, ilk akıl hocalarınızı, dostlarınızı, karşıt ya da yakın iş arkadaşlarınızı seçersiniz. Yaşamınızdaki en önemli etkileri yaratan bu ruhların aralarındaki bağlantıyı kurma, tüm yaşam zamanlarının eş zamanlı olarak ortaya çıktığı sürekli bir süreçte gerçekleşir.

Anlaşma yapanlar -siz ve diğer ana katılımcılar- seçtikleri şeyleri başarmak için, bazıları, anlaşma yapanlara -siz ve diğerlerine- dengeyi sağlamak için ihtiyaç duydukları şeyi yaşama fırsatı sundukları zaman, aynı şekilde kendi deneyimlerini dengelemek adına sert ya da zararlı roller oynarlar. Anlamsız şekilde acımasız, inatçı, kötü ruhlu ya da adaletsiz olan bireyler anlaşmadaki rollerini tamamlıyor olabilirler.

Her bireyin oynamayı kabul ettiği rolden bağımsız olarak, ruhların bilinçliliğe mesajları -vicdan, içgüdü, sezgi, ilham ve arzu- her zaman kişinin anlaşma koşullarının parçası olan bireyin ruh anlaşmasına göre hizalanmıştır. Bu mesajları ihmal etme kişinin rolü konusundaki anlaşmasından az ya da kayda değer şekilde sapmasına yol açar. Kimse kendinin veya başkasının anlaşmasında ne olduğunu bilmez ama siz bu mesajların rehberliğinde hareket ederek ya da tepki göstererek bilinmeyen seçimlerinize bağlı kalabilirsiniz.

Bu anlayışla, alıngan, keskin, yargılayıcı ya da kızgın -dengesizliğe yol açan düşük titreşimli duygular- olmak yerine, sabırlı, minnettar ve affedici olabilirsiniz. Bu özellikler sadece sizi dengede tutmaya ya da dengenizi yeniden kazanmaya yardım eden ışığın açığa çıkmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda yüksek titreşimler karşınızdaki insanlara ulaşıp onları yumuşatabilir- böyle yapmak belki de hepinizin anlaşmanızda seçtiği şeydir. Sizin tabirinizle bu bir “kazan-kazan” durumudur.

Şimdi özgür irade hakkında sorular ve diğer sorunlar hakkında sorguların farklı bir türünü ifade etmeliyiz. Kesinlikle Nirvana’da özgür irade vardır. Yaratıcının kanunları kozmostaki yerine ya da fiziksel bir uygarlıkta ya da bir ruh dünyasında olup olmadığına bakmaksızın her ruha uygundur. Nirvana’nın ikamet edenleri kendi kümülatif ruhlarının bilgilerinin avantajına sahiptirler, ve dengeli deneyimleri tüm kişiliklerinin yardımında olduğu için kendi ruh anlaşmalarındaki özgür irade seçimleri o bilgiye dayanır.

Biz öldükten sonra karanlık hala kontrol edebilir mi? Karanlık bir kişi onu davet etmedikçe asla kontrol edemez. Satanik uygulamalar, açgözlülüğe ve sahtekârlığa prim verme, daima daha fazla güç için mücadele etme ve diktatörlük yoluyla bu gücü elde etme gibi karanlık fikirleri denemek karanlığa davetleri ardına kadar açar. Bu doğum öncesi anlaşmasındaki zararlı ve acı verici bir rolü oynamak için yapılan bir ruh anlaşmasından çok farklıdır.

Hayır, Dünya’yla birlikte yükselme, geldiğiniz uygarlığı ya da ruhunuzun nasıl geliştiğini bilmeyi gerektirmez.

Evet, bir ruh sözleşmesi orijinal olarak seçilenden daha uzun bir fiziksel yaşam süresine değiştirilebilir. Bir ruh eğer ruhsal olarak artan bir gelişme fırsatı görürlerse ek zaman isterler; ve tüm ricalar ruh düzeyinde yapıldığı için ve bu düzeyde verildiği ya da verilmediği için, kişiler orijinal olarak seçtiklerinden daha uzun yaşadıklarını bilemezler.

Sevgili evcil hayvanlar Altın Çağa, onu oluşturan insanlarla birlikte gidebilecekler mi? Hayvanlar da ruh anlaşmalarına sahiptirler ve bazıları Dünya’nın dördüncü boyuta girişinden önce son bulacak olan yaşam süresi anlaşmalarına sahiptirler. Ancak, toplamda, tüm dünya hayvanlarındaki ruhların saflığı, onların devam etme biletleridir. Onların doğasında insanlardan daha açık değişiklikler olmaktadır, onların çoğu hala dualitede bataklığa saplanmış gibidir. Türler arası arkadaşlıkların artan örnekleri vardır. Filmde, avcı ve av olarak düşündüğünüz hayvanlar bile aşırı aç olmadığı zaman barışçıl bir şekilde bir arada yaşamaya başlamaktadırlar. Bir gün, tüm hayvanlar kendi aralarında ve insanlar barışçıl bir şekilde yaşayacaklardır, ve Dünyanın Altın Çağında yine öyle olacaklardır.

İlk yoğunluk (1. Boyut) yaşam formları 3. yoğunluk dünyalarında görülemezler, ancak onlar Dünya’nın denizlerindeki ilkel yaşamlardır. İkinci yoğunluk formlarını görebilirsiniz. Bunlar aşırı kısa yaşam süresi olan ve bu zaman esnasında yiyecek zincirindeki bir amaca hizmet eden minik uçan böceklerdir. Nirvana’nın en temel düzeyinde olmayı kabul eden ruhlar için ışık sürekli olarak parlamıştır- ve yalnızca ufak bir noktadır, çünkü bu ruhlar yoğun bir ışık korkusuna sahiptirler- çok minik kısa yaşam süreli böcekler ilk yoğunluk formunun dışına çıkıştır. Bu daha düşük yoğunlukları boyunca evrim geçirme doğrusal zamanda binlerce yıl ve neredeyse sayısız yaşam formu alabilir. İkinci yoğunlukta, daha yüksek düzenlerin içgüdüsel yeteneklerin harika bir alanına sahip olduğu yerde, gelişme böcek dünyası yoluyla olur.

Dünyanın Altın Çağı başlamadan önce gezegende üç günlük karanlık olmayacak. Bu üç günlük dönem gezegenin foton kuşağına gireceği teorisiyle ilişkilidir ve gezegeniniz o kuşağın yakınında olmayacak.

Model topluluklar ne zaman hazır olacak? 2012’nin sonundan önceki aylarda, çöküşten sonraki ekonomik canlanmayı kapsayan çok şey olacağı ve çok fazla kaynak yaratma olacağı için muhtemelen büyük topluluklar Altın Çağın yoluna girene kadar hazır olamayacaklardır. Dünya’da bulunan pek çok birey ve gruplar ruhsallığa dayalı topluluklar kurmak için ilham almışlardır. Kendi kendine yetmeyi planlayan böyle toplumlar eğitimden sağlığa, tarımdan kültürel kaynaklara kadar ideal yaşam için gerekli her şeye yer vereceklerdir.

Sorgulanmakta olan belirli sorunlara işaret etmeden, herhangi bir acil durum-görünen kehanet ya da tahminlerin gerçekleşmeyeceğini belirtiriz. Yalnızca egemen olmaya başlamış ışık yoğunluğuyla enerjetik olarak uyumlu olan fikirler, planlar ve faaliyetler gerçekleşebilir.

Uzayınızda başıboş dolaşan ekiplerin ne zaman karaya ineceğini tam olarak bilseydik, bunu size söylemek bizim için büyük sevinç olurdu. Şu anda onu yapamadığımızdan, size emin olarak söyleyebileceğimiz şey bunun çok uzun sürmeyeceğidir. - bu büyük iş gelecek yıl esnasında başarılmış olmalıdır ve onların saha-içi yardımları bunun bir parçasıdır. Yukarıda ve sizin aranızda olan aile üyelerimiz sürekli bağlantıdadırlar ve hepsi İlluminati kontrolünün uzun çağına bir son vermeye yardım etmek için canla başla hizmet etmektedirler.

Sizin ışığın içinde olma kararlılığınız kız ve erkek kardeşlerinizle toplanma ve kutlama gününü git gide daha yakına getirmektedir. O zaman siz ne kadar çok sevildiğiniz ve onlar -ve bu evrendeki tüm diğer ışık varlıkları- tarafından onurlandırıldığınızı ve Dünya’nın yeniden kendi Cennetine döndürülme hızını göreceksiniz. Önümüzdeki aylar hayal edebileceğinizden daha neşeli şekilde dinamik olacaktır!

______________________________________

SEVGİ ve BARIŞ

Suzanne Ward
Website: The Matthew Books
Eposta: suzy@matthewbooks.com
Çeviri: BDost


11. VE 22. ARALIK DÖNÜŞÜM İÇİN DÜNYA ÇAPINDA BÜYÜK “CANLANDIRMA”



< previous message | next message >


Share |